17 Ağustos 2017 Perşembe

Mersin GİAD kartvizit alışverişleri devam ediyor


Mersin Girişimci İşadamları Derneği'nin, derneğe üye sektör temsilcilerini bir araya getirerek yürüttüğü kartvizit alışverişlerinin ikincisi MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ve Av. Murat Altındere'nin katılımları ile yapıldı.


Mersin Girişimci İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Serkan İzol, toplantının açılış konuşmasını yaparak, ‘Biz burada üyelerimiz arasındaki birlik ve beraberliği arttırmayı ve konuşmacı konuk olarak davet ettiğimiz kişilerin bilgi birikiminden yararlanmayı hedefliyoruz. 15 günde bir gerçekleştirdiğimiz bu toplantılar önümüzdeki günlerde de devam edecek’ dedi.

Mersin GİAD eski Başkanları Alper Gürsoy ve Kasım Tanrıöver ile birlikte, aynı zamanda Mersin GİAD üyesi olan MTSO Meclis Başkan Vekili Murat Çalışkan’ın da bulunduğu toplantıda konuşan Av. Murat Altındere, FETÖ/PDY yapılanmasının Mersin ve ülke ekonomisine etkilerini anlattı. Av. Altındere, ‘FETÖ – PDY diye bilinen örgüt, aslında 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, 17 Aralık süreci ile beraber, siyasi iktidar ve devletin kurumları noktasında ortaya çıkan, belli gelişmeler üzerine Türk Ceza Kanunu açısından bir terör örgütü olarak tanımlanmıştır. Bu yapılanma, hükümeti devirme amacı gütmüştür. Bu yapılanmanın bir terör örgütü olduğu apaçık ortadır. Bu terör örgütü sadece emniyette ve adliyede değil, iş dünyasında ve her yerde örgütlenmiştir ve ülkemiz için ciddi bir tehlike unsuru haline gelmiştir. Dün itibari ile Adalet Bakanlığı’ndan ve Çalışma Bakanlığı’ndan aldığım temel veriler, bu güne kadar 15 Temmuz öncesi ve sonrasında yaklaşık olarak 100 bin kişi hakkında işlem yapılmıştır.  Şuanda 45 bin kişi FETÖ/PDY üyesi olmaktan tutuklanarak cezaevlerini doldurdu. 95 bin memur görevinden ihraç edilmiştir’ dedi.

FETÖ’nün Mersin'e Etkileri

FETÖ/PDY yapılanmasının iş dünyasına etkilerine değinen Avukat Altındere; ‘FETÖ/PDY yapılanması olarak Mersin Türkiye’de ilk 5’te. Mersin uluslararası ticaret kapsamında öne çıkan firmaların olduğu bir kent. Bunun büyük bir kısmını da gıda sektörü kapsıyor. GDO meselesi adı altında birkaç firmanın önü kesilmeye başlandı. Ankara merkezli Mersin’deki bir şirketin, Pensilvanya’da yapılan toplantı sonrasında bakliyat sektöründe imam olması hususunda alınan bir karar var. Bunun üzerine Amerika’dan verilen bir talimat doğrultusunda, Ankara’daki İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından Mersin istihbarat şubeye talimat veriliyor ve bunlar paralel örgüt içerisinde. Yani Ankara imamı üzerinden Mersin imamına talimat veriliyor ve Mersin’deki firmalar için bir çalışma yapılması söyleniyor. Bunun nedeni ise; buradaki firmaların önünün kesilip kendi firmalarını öne çıkarmak. Sonrasında bununla ilgili müfettiş incelemeleri ve araştırmaları yapıldı. Gümrük Baş Müdürü, o işi yapan Gümrük muhafaza müdürü, soruşturmayı yürüten savcı, şahısları evlerinden alan polisler, kararı veren hakim şuanda hepsinin tutuklu olduğunu görüyoruz. GDO karalaması ile bu işe bulaşmış kim varsa tutuklandı’ dedi.


Daha sonra söz alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut ise, ‘Bir alışkanlık olarak “İş adamları” dernekleri dense de; izin verirseniz ben iş insanları demek istiyorum. Çünkü böylesi önemli Sivil Toplum Kuruluşları içinde ve dahası ekonomimizin tam ortasında binlerce kadınımız var, kadın girişimcilerimiz var. Bundan dolayı böylesi girişimci iş insanlarının oluşturduğu Sivil Toplum Kuruluşlarını; ekonomimizin, demokrasimizin ve sosyal yaşamımızın en önemli payandası olarak görüyorum. Özellikle Mersin GİAD’ın kuruluş felsefesi olarak, genç ve kadın girişimcilere verdiği değeri ve önemi bildiğim için, Mersin GİAD’ın gücünün de buradan kaynaklandığını bir kez daha vurgulamak ve hatırlatmak istiyorum’ dedi.

Aşut: Giderek memurlaşıyoruz

‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” derler; sizlere ve MTSO olarak kendimize de bir hatırlatma olsun bu. Yani daha çok gencimiz, daha çok kadınımız kurumlarımızın merkezinde olmalıdır’ diyerek konuşmasını sürdüren Şerafettin Aşut, ‘Seksen milyona yaklaşan nüfusumuzun yarısını oluşturan gençlerimiz ve kadınlarımız ülke zenginliğimizin kullanamadığımız, hatta israf ettiğimiz diğer yarısıdır. Mersin GİAD gibi STK’ların öncü duruşu, başarı hikâyeleri, bu anlamda önemli bir rol-model oluşturacaktır. Gençlerimizin ve kadınlarımızın bu rol-modellere, başarı hikâyelerine ihtiyacı var, bu motivasyona ihtiyacı var. Aksi takdirde gittikçe memurlaşan bir ülkeye doğru yol alıyoruz. 17’nci yüzyılda Anadolu’yu gezen bir yabancı gezgin notlarına şunu düşmüş, Anadolu’da en gözde meslek ya asker ya da memur olmak, ticaret aşağı görülen bir iş. Aradan 500 yıl geçti, değişen bir şey yok’ ifadelerini kullandı.

‘Girişimcilik arttırılmalı’

Aşut, ‘Dün haber bülteninde memur seçme sınavı olan KPSS’ye 5 milyon gencin başvurduğunu ve bir rekor kırıldığı söyleniyordu. Sanki çok iyi bir habermiş gibi lanse ediliyor. Yine aynı haber bülteninde;  alınacak 10 Bin kişilik Uzman Çavuş kadrosuna ise 250 Bin rekor başvurunun olduğu söyleniyordu. Elbette ülkemizin vasıflı memurlara, askere, polise, bürokrata ihtiyacı var. Ama bütün insan kaynağımızı tek çare olarak memuriyete yönlendirmek, girişimci bir ekonomiden memur bir ülkeye evrilmek sorunlarımızın çözümü değil. Sadece istihdam yaratmak amacıyla tüm insan kaynağımızı bu şekilde değerlendirmek ve memurluğu cazip hale getirmek bir çözüm değildir. Tüm gençlerimiz, kadınlarımız, üniversite, yüksekokul veya meslek lisesi mezunları gibi nitelikli insan kaynağımız masa başı memuriyette çalışacaksa; kim üretecek? Kim ticaret yapacak? Kim ihracat yapacak? Bunların girişimcisi kim olacak? Cari açığı kim kapatacak? Vergiyi kim verecek? 500 sene önceki gibi;    başkalarına mı havale edeceğiz bu işleri? Yani, ülkenin ekonomisini yine yabancılara mı emanet edeceğiz? İşte bundan dolayı Mersin GİAD’ı ve böylesi STK’ları çok önemsiyoruz’ dedi.

MTSO Başkanı Şerafettin Aşut son olarak şunları kaydetti: Artık ülkeler sadece askeri gücü ile değil; aksine ekonomik gücüyle küresel bir aktör oluyor. Bunun temel payandası ise girişimcilerdir. Özelliklerde genç girişimciler ve kadın girişimcilerdir. Nüfusu yaklaşık bizimle aynı olan ekonomilere bakın. Bakın ve zenginliğin gerçek nedenini görün. Bakınız Japonya’nın; 6 milyona yakın girişimcisi var. Almanya’nın; 5 Milyonun üzerinde girişimcisi var. Fransa’da da durum benzer. Ya biz de; Cumhuriyet tarihi boyunca sadece 1.5 milyon girişimci yaratabilmişiz. Bahsettiğim ülkeler 1945’deki ikinci dünya savaşında yerle bir olan ülkeler. Bir tarafta 6 milyon girişimci, bir tarafta 1.5 milyon. Bu devletlerin neden bizden daha zengin olduğunu sorgulamaya gerek var mı? Girişimci sayısı bizden dört kat fazla. Basit hesap;  bizden en az dört kat daha zenginler. İşte birlikte yapacağımız en güzel iş birlikleri bu noktada olacaktır;  ülkemizin girişimci sayımızı nasıl arttırabiliriz?;  derdimiz bu olmalı. Gençlerimizi, kadınlarımızı ekonomiye etkin şekilde nasıl entegre edebiliriz? Başarı hikayelerini nasıl duyurabilir ve rol modelleri nasıl daha geniş kitlelere lanse edebiliriz? İnsan kaynağımızı girişimci olmaları konusunda daha fazla nasıl motive edebiliriz? Mersin GİAD bu noktada Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile her zaman uyum içinde çalışan, MTSO ailesinin her zaman bir parçası olmuş, kentimize değer katan bir kurum olmuştur.


Bizler bir ailenin parçasıyız zaten. Bu noktada daha önemli olan şey, işte bugün bahsettiğim ve sizin de kuruluş felsefeniz olan genç ve kadın girişimciliğin arttırılması çabası ve projeleridir. Bu noktada birlikte güzel şeyler ortaya koyacağımıza inanıyorum. Gerek girişimcilikte fırsat eşitliği; gerekse girişimcinin yetişeği doğru bir ekosistem oluşturma adına daha çok çaba göstermeliyiz, fikir üretmeliyiz, beyin fırtınaları yapmalıyız. Dünya ekonomisi değişiyor, bilgi ve iletişim teknolojileri, merkezinde internetin olduğu yeni gelişmeler yeni bir ekonomi yaratıyor. Ben özellikle sizler gibi dinamik bir üye profili olan Mersin GİAD’dan;  yüksek teknolojili hizmet ve üretim anlamında, Endüstri 4.0 temelinde, merkezinde internet ve yazılım olan yeni dünya ticaretine ve ekonomisine “nasıl entegre oluruz?” konusunda akıl yormasını istiyorum. Artık e-ticaret var,  evinden dünyaya açılanlar var.  Petrol bir gün bitecek, doğal gaz da bitecek. Yer altı zenginlikleri bitecek. Sadece girişimciler kalacak. Ama yeniçağın girişimcileri ve geleceğin dünyasına hazırlık yapan girişimciler kalacak. Bundan dolayı sürekli eğitim, kurumlarımızın ayrılmaz parçası olmalıdır. Ben bu noktada Mersin GİAD’ı;  kurulduğu 2003 yılından beri beğeni ile izleyen biri olarak, Mersin GİAD’ın iş gücü eğitimleri gibi projelerden; sosyal sorumluluk projelerine, yerel yönetimlerle ilgili öneri ve vizyonlarından genç ve kadın girişimciliğe verdikleri öneme ve kentimizi yurt içinde ve yurt dışında tanıtma çabalarına kadar tüm üyeleri ile gösterdikleri öz verili çalışmalardan dolayı kutluyorum.

Çukurova Express

Murat Altındere: Bayram hoşgörü getirsin


Altındere Marka Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, bayramın birlik beraberlik, hoşgörü ve huzur getirmesini diledi. 


Altındere Marka Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, Kurban Bayramı nedeniyle yaptığı açıklamada tüm Müslümanların bayramını kutlayarak “Sevgi, dostluk, kardeşlik duygularının yüceldiği, yardımlaşma ve dayanışma duygularının çoğaldığı birlik ve beraberliğimizin temel taşlarından bayramlar; toplumumuzun manevi zenginlik kaynaklarındandır.

Bireyleri ortak duygu ve düşüncelerde buluşturarak, üzüntüde ve kıvançta birleştirmekte ve bu değerlerin içtenlikle yaşanmasını sağlamaktadır. Kırgınlık ve küskünlüklerin sona erdiği, sevginin, saygının, hoşgörünün ve kardeşliğin zirveleştiği, milletçe birlik ve beraberliğin, dayanışmanın en güzel örneğinin gösterildiği, bir kurban bayramını daha kutlamanın heyecanı içerisindeyiz. Bu duygu ve düşüncelerle; Bu Kurban bayramının ülkemizde ve ilimizde birlik, beraberlik, hoşgörü ve huzur ortamı içerisinde geçmesini, her geçen gün büyüttüğümüz sevgi, saygı, yardımlaşma ve paylaşma ortamının daha da gelişmesine vesile olması dileği ile tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutlar; sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım” dedi.
ÇukurovaExpress


Murat Altındere Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı


Altındere Hukuk Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı

Altındere Hukuk Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Gururla kutladığımız Cumhuriyetimizin 93'ncü kuruluş yıl dönümünde, şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet Vatan topraklarımızın bütünlüğü ile Cumhuriyeti korumanın azim ve kararlılığı içindeyiz. Atalarımızın en değerli miraslarından olan Cumhuriyetimizi ve onun sahip olduğu temel değerleri yüceltmek ve sürekli kılmak ancak huzur, güven ve barış içerisinde yaşayan, her alanda görev ve sorumluluklarını bilen güçlü toplumların sahip olduğu güçlü devletle mümkündür. Milletçe el ele verip bu gücü oluşturmakta toplumun bütün fertlerine önemli görevlerin düştüğünü unutmuyoruz. Tarihin hiçbir döneminde boyunduruk altına girmeyen, özgürlüğünden taviz vermeyen ve bu uğurda canını seve seve feda eden bu milletin evlatları, 15 Temmuz'da ülkemizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bekasına kasteden FETÖ/PYD terör örgütünün haince darbe kalkışmasına yönelik olaylarla ilgili, ihanet şebekelerine karşı tüm dünyaya ders olacak şekilde tek ses tek nefes olmuş; asil bir duruş sergilemiştir. Bundan sonrada aynı çizgide yürüyüşümüze devam edip, hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet coşkusunu yüreğinde yaşayan herkese en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

Cukurovaexpress

Yeni kanun; Şirketelere web site zorunluluğu


Yeni kanun; Şirketelere web site zorunluluğu
Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi olmayan şirket yöneticilerine hapis cezası geliyor.

Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğü için verilen süre va ayrıntılar şöyle:

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere yeni Türk Ticaret Kanunu’nda sermaye şirketleri için elektronik işlemlere yönelik önemli ve yaptırım getiren düzenlemelere yer verildiğini ifade ederek internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri limited şirket müdürleri ve yöneticilerinin 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağını belirtti.

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere Türk Ticaret Kanununun “internet sitesi” kenar başlıklı 1524. maddenin ilk fıkrasında “her sermaye şirketinin bir internet sitesi açmaya mecbur olduğu”nun belirtildiğini söyleyerek “Buna göre anonim limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin bir internet sitesi açmaları gerekmektedir.

Kanunun bu zorunluluğu getiren 1524. maddesi Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl sonra yürürlüğe girecektir” dedi.

YÖNETİCİLERİN 3 AY’I VAR

Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan veya internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeyen anonim şirket yönetim kurulu üyeleri limited şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortakların 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu bentte sayılan faillerin 3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklarını belirten Altındere “Yasaya göre sadece web sitesi kurmak yetmiyor ayrıca içeriği yasanın aradığı şartlara uygun hale getirmek de gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de alan adı verme konusunda yetkili ODTÜ bünyesindeki Nic.tr verilerine göre Ocak 2011 sonu itibariyle toplam 164 bin 238 “com.tr’ uzantılı alan ve bin 74 “net.tr’ uzantılı alan adı bulunduğunu sözlerine ekleyen Altındere “Marka ve patent tescili konusunda ülkemizde tek yetkili kuruluş olan Türk Patent Enstitüsü verilerine göre 2010 yılı itibariyle ortalama 250 bin şirketin marka tescili ve başvurusu söz konusu” dedi.

1 MİLYON ŞİRKETİN WEB SİTESİ BULUNMUYOR

TOBB verilerine göre Türkiye’de oda ve borsalara çeşitli büyüklüklerde ve bütün sektörlerden 1 milyon 250 binin üzerinde firmanın kayıtlı olduğunu söyleyen Altındere hali hazırda ise sadece 250 bin şirketin web sitesi ve buna bağlı marka tescilinin söz konusu olduğunu belirtti.

Buna göre 1 milyon şirketin web sitesinin ve marka tescilinin bulunmadığını ve bu kadar sayıda şirketin yeni yasaya göre web sitesi kurması ve bunun için de markasını Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmesi gerektiğini ifade eden Altındere “Marka tescili zorunluluğu da web sitesi kuruluşunda şirketlerden istenen ilk belgelerin başında marka tescil evrakı olmasından kaynaklanıyor.

Şirket yöneticileri açısından hapis cezası yaptırımı dahi getiren bu yeni düzenlemeler konusunda işin uzmanları ile kapsamlı bir inceleme ve uyarlama sürecine girmek kaçınılmaz olmuştur” dedi.

İnternetin ve internet sitelerinin olmazsa olmaz olduğu bu çağda hala web sitesi olmayan firmalar olması her ne kadar tuhaf olsa da kendilerinin bir an önce bu ortamda yerlerini almalarını diliyorum.


Marka sahipleri 'taklitçi'yi affediyor


Giyim, oyuncak ve parfüme kadar dünyaca tanınmış birçok markanın taklitçileri hakkında açılan yüzlerce davanın, büyük bölümünün ''uzlaşma'' ile sonuçlandığı bildirildi.

Türk Patent Enstitüsünde kayıtlı Resmi Marka Vekili Av. Murat Altındere AA muhabirine yaptığı açıklamada, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kararname gereğince ''Marka sahibi veya yetkili kıldığı kişinin izni olmaksızın, markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin ticari amaçla kullanılması'' olarak tanımlanan marka tecavüzünün, şikayete bağlı bir suç olduğunu belirti.

Altındere, marka sahiplerinin, Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunması
durumunda, güvenlik güçlerince taklit mallara el konulup, suçlular hakkında
Savcılık tarafından kamu davası açıldığına işaret ederek, şunları söyledi:
''556 sayılı kararnamenin, 61/A maddesinde tanımlanan marka taklidi suçunun cezası, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis, 27 bin YTL'den, 46 bin YTL'ye kadar ağır para cezası ve bir 1 yıldan aşağı olmamak üzere ticaretten men ve iş yerinin kapatılması. Asliye Ceza Mahkemelerince verilecek cezaların haricinde, marka taklit suçunu işleyenler hakkında Hukuk Mahkemelerinde, taklit markalı ürün miktarı da dikkate alınarak milyarlarca Türk lirası maddi ve manevi tazminat taklitçiden alınarak, marka sahibine veriliyor.''

Altındere, giyim, oyuncak ve parfüme kadar dünyaca tanınmış birçok markanın taklitçileri hakkında açılan yüzlerce davanın büyük bölümünün ''uzlaşma'' ile sonuçlandığı, bunun da taklit ürün satıcısının, ağır para cezası, hapis ve ticaretten men gibi cezaları göze alamayıp, marka sahibi ile anlaşma yoluna gitmek zorunda kalmasından kaynaklandığını ifade etti.

-''SATICI RİSKİ GÖZE ALAMIYOR''-

Altındere, mahkemelerin verdiği ağır para ve hapis cezasını göze alamayan
satıcıların, anlaşma yoluna gitmek zorunda kalacaklarını marka sahiplerinin
bildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''Taklit ürün satıcıları, aleyhlerine sonuçlanan dava Yargıtay'a gitmeden,
marka sahipleriyle anlaşmak zorunda kalıyor. Çünkü Yargıtay'ın onama kararı ile birlikte marka sahibinin artık şikayetten vazgeçmesi mümkün olmuyor. Hapis yolu görünen satıcı, bu riski göze alamıyor. Temyiz hakkı pek kullanılmıyor.''

Altındere, satıcının, en azından hapis ve ticaretten men gibi cezalardan
kurtulabilmek için mahkemelerin verdiği para cezasından daha fazlasını ödemeyi göze aldıklarını kaydetti.

-''SATICILAR BİLGİLENDİRİLMELİ''-

Taklit ürün satanların sayısının arttığına da işaret eden Altındere, bu yüzden Türkiye genelinde önceki yıllara göre açılan dava sayılarında yüzde 300-400 artış olduğunu bildirdi.

Altındere, bu suç yüzünden evini, arsasını, otomobilini satmak zorunda kalanlara bile rastladıklarına dikkati çekerek, ''Marka sahipleri, satıcıları
değil üretenleri ihbar etmeli. Aksi takdirde taklit ürünün önüne geçilmesi mümkün olmaz. Taklit üründe, asıl cezalandırılması gerekenler üreticiler olmalı'' dedi.

Mersin'de, son bir yılda taklitçilik suçundan açılan 350 davanın yüzde 80'inde, marka sahiplerinin şikayetlerini geri çektiklerini vurgulayan Altındere, Türkiye genelinde her yıl açılan yüzlerce davada da aynı uzlaşmanın dikkati
çektiğini vurguladı. Altındere, satıcıların, taklit ürün bulundurmama konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Hurhaber

Murat Altındere'den gazetemize ziyaret


Altındere Hukuk Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, gazetemizi ziyaret ederek İmtiyaz Sahibi Burak Karataş ile sohbet etti.


Son dönemde oldukça yoğun bir tempo içerisinde bulunan ve özellikle Mersin'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davalarında etkin rol üstlenen Av. Murat Altındere, gelinen son süreç ile ilgili Burak Karataş ile görüş alışverişinde bulundu.

Yapılan tüm çalışmaların hukuka uygun şekilde yürütüldüğünü ifade eden Av. Altındere, 'Biz yıllardır FETÖ ile mücadele ediyoruz. Mersin'de ben ve ailem bu örgütten en büyük zararı gördük. Umarız adalet yerini bulur' dedi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Burak Karataş ise önümüzdki dönemde yapacakları projeler ile ilgili Altındereye bilgi vererek görüşlerini istedi.

Çukurova Express

Murat Altındere'den, Ömer Halisdemir çıkışı



Mersinli Avukat Murat Altındere, Ömer Halisdemir'in hem avukatlığını yapmak istediğini, hem de davayı kaybetmeleri halinde tazminatı kendi ödemeye hazır olduğunu söyledi


Şehit Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir'in babası Hasan Hüseyin Halisdemir, Darbeci General Semih Terzi'nin ailesinin kendilerine 90 bin TL'lik tazminat davası açtığını söyleyerek, "90 bin lira Ömer Halisdemir'in öldürdüğü kişinin ailesi dava açmış. Ben evde televizyonda izledim. Türk milleti bunu duysun. Ben barolar birliği başkanımla telefonla görüştüm bizde dava açıyoruz. Alınan tazminatı da Türk Silahlı kuvvetlerine hibe ediyoruz.'' demesi üzerine Mersinli Avukat Murat Altındere, 'Ben kahraman şehidimizin hem avukatlığını yapmaya, davayı kaybedersekte tazmunatı kendim ödemeye razıyım' dedi.

Gazetemizin sorularını yanıtlayan Av. Murat Altındere, 'Türkiye Cumhuriyeti açısından bu kadar önemli bir iş yapmış olan kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir'in hem avukatlığını yapmak büyük bir şereftir, hem de o tazminatı ödemek büyük bir onurdur' dedi.

ÇukurovaExpress