17 Ağustos 2017 Perşembe

Yeni kanun; Şirketelere web site zorunluluğu


Yeni kanun; Şirketelere web site zorunluluğu
Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi olmayan şirket yöneticilerine hapis cezası geliyor.

Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğü için verilen süre va ayrıntılar şöyle:

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere yeni Türk Ticaret Kanunu’nda sermaye şirketleri için elektronik işlemlere yönelik önemli ve yaptırım getiren düzenlemelere yer verildiğini ifade ederek internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri limited şirket müdürleri ve yöneticilerinin 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağını belirtti.

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere Türk Ticaret Kanununun “internet sitesi” kenar başlıklı 1524. maddenin ilk fıkrasında “her sermaye şirketinin bir internet sitesi açmaya mecbur olduğu”nun belirtildiğini söyleyerek “Buna göre anonim limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin bir internet sitesi açmaları gerekmektedir.

Kanunun bu zorunluluğu getiren 1524. maddesi Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl sonra yürürlüğe girecektir” dedi.

YÖNETİCİLERİN 3 AY’I VAR

Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan veya internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeyen anonim şirket yönetim kurulu üyeleri limited şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortakların 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu bentte sayılan faillerin 3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklarını belirten Altındere “Yasaya göre sadece web sitesi kurmak yetmiyor ayrıca içeriği yasanın aradığı şartlara uygun hale getirmek de gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de alan adı verme konusunda yetkili ODTÜ bünyesindeki Nic.tr verilerine göre Ocak 2011 sonu itibariyle toplam 164 bin 238 “com.tr’ uzantılı alan ve bin 74 “net.tr’ uzantılı alan adı bulunduğunu sözlerine ekleyen Altındere “Marka ve patent tescili konusunda ülkemizde tek yetkili kuruluş olan Türk Patent Enstitüsü verilerine göre 2010 yılı itibariyle ortalama 250 bin şirketin marka tescili ve başvurusu söz konusu” dedi.

1 MİLYON ŞİRKETİN WEB SİTESİ BULUNMUYOR

TOBB verilerine göre Türkiye’de oda ve borsalara çeşitli büyüklüklerde ve bütün sektörlerden 1 milyon 250 binin üzerinde firmanın kayıtlı olduğunu söyleyen Altındere hali hazırda ise sadece 250 bin şirketin web sitesi ve buna bağlı marka tescilinin söz konusu olduğunu belirtti.

Buna göre 1 milyon şirketin web sitesinin ve marka tescilinin bulunmadığını ve bu kadar sayıda şirketin yeni yasaya göre web sitesi kurması ve bunun için de markasını Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmesi gerektiğini ifade eden Altındere “Marka tescili zorunluluğu da web sitesi kuruluşunda şirketlerden istenen ilk belgelerin başında marka tescil evrakı olmasından kaynaklanıyor.

Şirket yöneticileri açısından hapis cezası yaptırımı dahi getiren bu yeni düzenlemeler konusunda işin uzmanları ile kapsamlı bir inceleme ve uyarlama sürecine girmek kaçınılmaz olmuştur” dedi.

İnternetin ve internet sitelerinin olmazsa olmaz olduğu bu çağda hala web sitesi olmayan firmalar olması her ne kadar tuhaf olsa da kendilerinin bir an önce bu ortamda yerlerini almalarını diliyorum.


Marka sahipleri 'taklitçi'yi affediyor


Giyim, oyuncak ve parfüme kadar dünyaca tanınmış birçok markanın taklitçileri hakkında açılan yüzlerce davanın, büyük bölümünün ''uzlaşma'' ile sonuçlandığı bildirildi.

Türk Patent Enstitüsünde kayıtlı Resmi Marka Vekili Av. Murat Altındere AA muhabirine yaptığı açıklamada, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kararname gereğince ''Marka sahibi veya yetkili kıldığı kişinin izni olmaksızın, markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin ticari amaçla kullanılması'' olarak tanımlanan marka tecavüzünün, şikayete bağlı bir suç olduğunu belirti.

Altındere, marka sahiplerinin, Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunması
durumunda, güvenlik güçlerince taklit mallara el konulup, suçlular hakkında
Savcılık tarafından kamu davası açıldığına işaret ederek, şunları söyledi:
''556 sayılı kararnamenin, 61/A maddesinde tanımlanan marka taklidi suçunun cezası, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis, 27 bin YTL'den, 46 bin YTL'ye kadar ağır para cezası ve bir 1 yıldan aşağı olmamak üzere ticaretten men ve iş yerinin kapatılması. Asliye Ceza Mahkemelerince verilecek cezaların haricinde, marka taklit suçunu işleyenler hakkında Hukuk Mahkemelerinde, taklit markalı ürün miktarı da dikkate alınarak milyarlarca Türk lirası maddi ve manevi tazminat taklitçiden alınarak, marka sahibine veriliyor.''

Altındere, giyim, oyuncak ve parfüme kadar dünyaca tanınmış birçok markanın taklitçileri hakkında açılan yüzlerce davanın büyük bölümünün ''uzlaşma'' ile sonuçlandığı, bunun da taklit ürün satıcısının, ağır para cezası, hapis ve ticaretten men gibi cezaları göze alamayıp, marka sahibi ile anlaşma yoluna gitmek zorunda kalmasından kaynaklandığını ifade etti.

-''SATICI RİSKİ GÖZE ALAMIYOR''-

Altındere, mahkemelerin verdiği ağır para ve hapis cezasını göze alamayan
satıcıların, anlaşma yoluna gitmek zorunda kalacaklarını marka sahiplerinin
bildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''Taklit ürün satıcıları, aleyhlerine sonuçlanan dava Yargıtay'a gitmeden,
marka sahipleriyle anlaşmak zorunda kalıyor. Çünkü Yargıtay'ın onama kararı ile birlikte marka sahibinin artık şikayetten vazgeçmesi mümkün olmuyor. Hapis yolu görünen satıcı, bu riski göze alamıyor. Temyiz hakkı pek kullanılmıyor.''

Altındere, satıcının, en azından hapis ve ticaretten men gibi cezalardan
kurtulabilmek için mahkemelerin verdiği para cezasından daha fazlasını ödemeyi göze aldıklarını kaydetti.

-''SATICILAR BİLGİLENDİRİLMELİ''-

Taklit ürün satanların sayısının arttığına da işaret eden Altındere, bu yüzden Türkiye genelinde önceki yıllara göre açılan dava sayılarında yüzde 300-400 artış olduğunu bildirdi.

Altındere, bu suç yüzünden evini, arsasını, otomobilini satmak zorunda kalanlara bile rastladıklarına dikkati çekerek, ''Marka sahipleri, satıcıları
değil üretenleri ihbar etmeli. Aksi takdirde taklit ürünün önüne geçilmesi mümkün olmaz. Taklit üründe, asıl cezalandırılması gerekenler üreticiler olmalı'' dedi.

Mersin'de, son bir yılda taklitçilik suçundan açılan 350 davanın yüzde 80'inde, marka sahiplerinin şikayetlerini geri çektiklerini vurgulayan Altındere, Türkiye genelinde her yıl açılan yüzlerce davada da aynı uzlaşmanın dikkati
çektiğini vurguladı. Altındere, satıcıların, taklit ürün bulundurmama konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Hurhaber

Murat Altındere'den gazetemize ziyaret


Altındere Hukuk Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Av. Murat Altındere, gazetemizi ziyaret ederek İmtiyaz Sahibi Burak Karataş ile sohbet etti.


Son dönemde oldukça yoğun bir tempo içerisinde bulunan ve özellikle Mersin'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davalarında etkin rol üstlenen Av. Murat Altındere, gelinen son süreç ile ilgili Burak Karataş ile görüş alışverişinde bulundu.

Yapılan tüm çalışmaların hukuka uygun şekilde yürütüldüğünü ifade eden Av. Altındere, 'Biz yıllardır FETÖ ile mücadele ediyoruz. Mersin'de ben ve ailem bu örgütten en büyük zararı gördük. Umarız adalet yerini bulur' dedi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Burak Karataş ise önümüzdki dönemde yapacakları projeler ile ilgili Altındereye bilgi vererek görüşlerini istedi.

Çukurova Express

Murat Altındere'den, Ömer Halisdemir çıkışı



Mersinli Avukat Murat Altındere, Ömer Halisdemir'in hem avukatlığını yapmak istediğini, hem de davayı kaybetmeleri halinde tazminatı kendi ödemeye hazır olduğunu söyledi


Şehit Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir'in babası Hasan Hüseyin Halisdemir, Darbeci General Semih Terzi'nin ailesinin kendilerine 90 bin TL'lik tazminat davası açtığını söyleyerek, "90 bin lira Ömer Halisdemir'in öldürdüğü kişinin ailesi dava açmış. Ben evde televizyonda izledim. Türk milleti bunu duysun. Ben barolar birliği başkanımla telefonla görüştüm bizde dava açıyoruz. Alınan tazminatı da Türk Silahlı kuvvetlerine hibe ediyoruz.'' demesi üzerine Mersinli Avukat Murat Altındere, 'Ben kahraman şehidimizin hem avukatlığını yapmaya, davayı kaybedersekte tazmunatı kendim ödemeye razıyım' dedi.

Gazetemizin sorularını yanıtlayan Av. Murat Altındere, 'Türkiye Cumhuriyeti açısından bu kadar önemli bir iş yapmış olan kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir'in hem avukatlığını yapmak büyük bir şereftir, hem de o tazminatı ödemek büyük bir onurdur' dedi.

ÇukurovaExpress



Murat Altındere'den MİY'e destek çağrısı



Mersin İdmanyurdu eski Basın Sözcüsü Av. Murat Altındere, Twitter hesabından Mersin İdmanyurdu'na destek çağrısında bulundu..


Altındere yaptığı açıklamada,

Değerli Mersinli İşadamları ve kurum yöneticilerimiz; Mersin İdman Yurdumuz kentimizin en önemli markasıdır.Bu değere sahip çıkmamız şart

Bu haftaki Urfa maçı galibiyeti sonrası, hocamızın ve futbolcu kardeşlerimizin "Artık Lütfen Takıma Sahip Çıkın" isyanı oldukça önemlidir

Ben şahsım olarak mücadele eden bu kardeşlerimizin isyanına sessiz kalmayacağım ve Lütfen sizlerde sessiz kalmayın: Galibiyetlere Prim !!

Herkes kendi şartlarına göre prim desteği sunsun,çok büyük rakamlar olmayabilir ama mutlaka katkısı olsun. Bu takım ve bu çocuklar bizim!

Bu bir "Galibiyete Prim Kampanyasıdır"ve bunu başlatmış oluyorum.İşadamlarımızdan sosyal medya aracılığıyla Kampanyaya destek bekliyorum

Ben şahsım olarak, İlk maçımız sonrası Prim Havuzuna Galibiyet Halinde 50.000 TL prim vereceğimi ilan ediyorum.Hadi sıra sizde dostlar !!

ifadelerine yer verdi..


Sanalbasın

Kim bu FETÖ'cu AK Partililer.?



Mersinli Avukat Murat Altındere'nin twitter hesabında yazdığı yazılar olay etkisi yaratıyor


@murat_altindere hesabından FETÖ'culara adeta savaş açan Av. Murat Altındere yazdığı her yazı ile olay etkisi yaratıyor..

Twetlerinde kendisinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davacı olduğu bir duruşmada sanık darbeci FETÖ üyelerinin avukatlığını yapan T.U'yu aklayan AK Parti Mersin İl Disiplin kurulunu istifaya davet eden Murat Altındere'nin attığı twetler şu şekilde:

Av.Murat ALTINDERE ‏@murat_altindere

1- Reisin ve şahsımın da davacı olduğu Mersin Fetö davasında sanık darbeci fetöcülerin avukatı fetöcü T.U'yu aklayan Disiplin kurulu İSTİFA..

2- Disiplin Kurulu üyeleri Av.Erdal Alkan, Hüsnü Şahin, Ali Kaynarca, Murat Kocabaş. Fetöcüleri aklamanın hesabı var.

Şimdi Mersin kamuoyu AK Parti İl Yönetimi'nin konuyla ilgili nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyor

Sanalbasın



Belediye başkanının makam aracına haciz şoku



Mersin'in merkez ilçe CHP'li Yenişehir Belediyesi'nin ilçe sınırlarında "kamulaştırma yapmaksızın 5 dönüm araziye el koyduğu" iddiasıyla haklarında açılan davayı kaybetmesi ve verilen 2 milyon 224 bin liralık cezayı ödememesi üzerine alınan haciz kararıyla Belediye Başkanının makam aracına el konuldu.

Edinilen bilgiye göre, S.M.Ç. ile Ç.Ç. isimli şahıslar Yenişehir Belediyesi'nin kendi yerlerini "kamulaştırma yapmaksızın 5 dönüm araziye el koyduğu" iddiasıyla 2014 yılında dava açtı. Açılan dava sonucunda mahkeme, Yenişehir Belediyesi'nin 2 milyon 224 bin lira ödemesini kararlaştırdı. Davacı avukatı Murat Altındere ve haciz memurları da bugün Yenişehir Belediyesi'ne gelerek haciz işlemini gerçekleştirmek istedi. Burada belediye çalışanlarının zorluk çıkarması üzerine belediyeye polis ekipleri çağrıldı. Olay yerine çağrılan polislerin müdahalesiyle Belediye Başkanı İbrahim Genç'in makam aracı olduğu belirtilen 33 HS 080 plakalı otomobile el konularak otoparka götürüldü.
 
"1 yıldır icra işlemleri başlatıldığı halde belediye borcu ödememe yolunu seçti"
Konuyla ilgili açıklama yapan müvekkil avukatı Murat Altındere, Yenişehir Belediyesi'nin müvekkillerine borcu olduğunu söyledi. Bu borcun kaynağının daha önce kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmaza ait 5 dönümlük alanla ilgili olduğunu belirten Altındere, "Buranın bedeliyle ilgili biz 2014 yılında dava açmıştık. Bu bedelle ilgili mahkeme kararı lehimize sonuçlandı. Bu mahkeme kararı lehimize sonuçlandıktan sonra biz icra işlemlerini başlattık. Yenişehir Belediyesi yaklaşık 1 yıldır icra işlemleri başlatıldığı halde 2 milyon civarında olan parayı ödememe yolunu seçti. Mahkemenin bir kararı var. Türkiye bir hukuk devleti. Burada neresi olursanız olsun vatandaşın bir alacağı varsa, mahkeme bir karar verdiyse bunu resmi olarak tebliğ ile ödersiniz, ödemezseniz icra işlemleri yapılır. Bununla ilgili bir icra alacağımız vardı. Bugün bütün bu hukuki uyarılara rağmen ödeme yapılmayınca bizde İcra Müdürlüğü'ne başvurduk ve İcra Müdürlüğünden karar alarak icra memurları kanadıyla belediyeye geldik" diye konuştu.
 
"Makam aracını muhafaza altına aldık. Ödeme yapılmazsa, işlemlerimize devam edeceğiz"
Belediyeye geldiklerinde istemedikleri bir durumla karşılaştıklarını vurgulayan Altındere, "Güvenliğiyle, oradaki görevliler belinde silah varmış gibi çeşitli hareketler göstererek avukat olarak şahsıma, meslektaşlarıma, icra memurlarına karşı bazı hukuk dışı davranışlar oldu. Biz hukuk devletinde yaşıyoruz. Bu siyasi bir dava değil, bu alacak davası ama hukuktan, hukuk devletinden sürekli dem vuran bazı partinin belediyesi böyle bir olayda hukuk devletine, mahkeme kararına karşı fiili şiddeti uygulama yolunu seçtiler. Bazı basın mensupları arkadaşlara da bazı hareketler yaptılar. Burada yaşanan olay tamamen bir alacak dosyasıyla ilgili. 2 milyonluk bir borcun ödenmemesinden kaynaklanan bir icra işlemiydi. Bunun yolu belli. Bugün alınmış bir karar değil. Bir yıl önce çıkmış bir mahkeme kararı. Tüm uyarılara rağmen ödeme yapılmayınca bizde yasal yolu seçtik. İcra, işlem kararına göre icra işlemi yaptık. Belediyenin haciz edilebilir malları var haciz edilemeyen malları var. Haciz edilemeyen mallarını haciz etmek istedik ve bununla ilgili işlem yaptık. Makam aracını muhafaza altına aldık. Bu ödeme yapılmazsa, işlemlerimize devam edeceğiz. Biz belediyeyi mahkeme kararlarına, icra müdürlüklerinin kararlarına uymaya davet ediyoruz. İtirazları ve yapacakları işlem varsa bunu mahkemeler ve icra müdürlüğü kanalı ile yapsınlar. Fiziki saldırılarla insanların hukuki haklarını kullanmasının önüne geçemezler" şeklinde konuştu.
İHA